Sabahleyin çıktım uzun bir yola,
Başımda öterek dönüyor bir kuş.
Dedim kuşa: “Niçin feryat edersin?”
Geldi omuzuma konuyor bir kuş.
Feryat figan edip kendini yorar,
Yerde karıncadan eşini sorar.
Yanmış “cik cik” diye her yeri arar,
Daldan dala uçup dönüyor bir kuş.
Elinden eşini yad eller almış,
Bunu aratmaya gurbete salmış.
Yuvada yavrusu yalınız kalmış,
Onun için ağlar, yanıyor bir kuş.
Yükselir yükselir göklere çıkar,
Gözlerinden yaşı sel gibi akar.
Yuvadaki yavru burnuna kokar,
Onlar “yetim kaldı” sanıyor bir kuş.
Der Habib KARAASLAN: Şimdi gelseniz,
Şakıyarak yuvanızda gülseniz,
Ben de sizden çok dertliyim bilseniz!
Feryadı bağrımı deliyor bir kuş.
|