
Keklikoğlu’na giderek
Ben on çinik arpa aldım.
Öküz ekmeği yeyince,
Tarlada ekmeksiz kaldım.
Bugün açlık beni yakar,
Gözlerimden yaşlar akar.
Küçük kardeş yola bakar,
Babamı da köye saldım.
Kovalamış yetememiş,
İhtiyar taş atamamış.
Bir öküzü tutamamış,
Ben ise tarlada kaldım.
Odun yoktur, hamur pişmez,
Arpa ekmeğin diş kesmez!
Düven sürdük, rüzgâr esmez
Bunun için buğday yoldum.
Habib KARAASLAN: Durdu,
Babam iki sopa vurdu.
Üstümde sopayı kırdı!
Ben de düşünceye daldım.
|