
Bizim dağlar, bin bir çiçek getirir.
Mormenevşe açmasına az kaldı.
Kuşlar yuvasında yavru yetirir,
O civcivler uçmasına az kaldı.
Yiğitler payını kötüye vermez,
Çobanların gözü hiç uyku görmez.
Şimden sonra çiftçi yatağa girmez.
Köylü işe kaçmasına az kaldı.
Güz gelince bostanları bozulur,
Bugün yaylalarda pek hoş gezilir.
Derimler köklendi, uğlar çözülür
Ev yayladan göçmesine az kaldı.
Yiğitler yaylada eşini arar,
Güzeller karşıda saçını tarar.
Yaylanın suları köylüye yarar
Güzel, suyun içmesine az kaldı.
Dağlar-taşlar yüzümüze gülüyor,
Garip bülbül yuvasına geliyor
Koyunları kuzu ile meliyor
Çoban onu seçmesine az kaldı.
Pınarın başında çimenler biter,
Ağustosta bizim ekinler yeter.
Sararmış ekinde bıldırcın öter,
Çiftçi ekin biçmesine az kaldı.
Çiftçi, çoban gölgelere uzanır,
Sonbaharda yeşil otlar bozarır.
Rüzgâr eser, altun başak kızarır.
Gün ateşin saçmasına az kaldı.
Ötüşür sularda ördekler, kazlar
Yayladan geliyor gelinler, kızlar.
Habib Karaaslan’da eşini gözler,
Yâr yolundan geçmesine az kaldı.
HABİB KARAASLAN

|