Evvel Artukoğulları sılası,
Bir zamanlar Selçuklu’nun olası.
“Harput” derler Hıssı Zıyat Kal’ası
Çok namlar almışsın Elazığ Şehri.
Üç ipek fabrikan vardı yoruldu,
Uluova ziraatle duruldu,
Abdulaziz tarafından kuruldu
Tarihe dalmışsın Elazığ Şehri.
Pamukla, meyveyle boldur ziraat
Hayvancılık artmış, çoğalmış kat kat.
Bir yanın Fırat’tır, bir yanın Murat
Ortada kalmışsın Elazığ Şehri.
Kurşunlu Camii’ni kim yapıp gide?
Sora Hatun derler gayet eskide.
Asâr-ı Atika Yeni Camii’de
Müminle dolmuşsun Elazığ Şehri.
Şu dâhilî buhran sende ne arar,
Hayat ucuzluğu yaşıyor canlar.
Münevver ve mümin temiz insanlar
Âlimler bulmuşsun Elazığ Şehri.
Nastar’la ve Hazar dağların,
Ne günler yaşamış eski çağların!
Verimli ve tatlı üzüm bağların
İçinde kalmışsın Elazığ Şehri.
Der Habib Karaaslan: Tükendi sözüm,
Sendeki ucuzluk güldürdü yüzüm.
Ayrılmak istemem, bağlandı özüm
Öz yurdum olmuşsun Elazığ Şehri.
Habib KARAASLAN
|